Sikiş
Bugun...
SON DAKİKA

ANKARA’YA GÜDÜL PİYANGOSU

 Tarih: 25-06-2020 00:45:00
Sefai Baran
Ah insanoğlu!
Hayat hızlansın, ışık hızı yakalansın istedin…
Kağnıların yerine lastikler üzerine uçan motorlu araçlar ürettin.
Ağır aksak yürüyen dekoviller yerine saatte 500 km hız sınırlarını zorlayan çok yüksek hızlı
trenler icat ettin.
Kazandığın parayla zamanım az, işim çok diyerek adam gibi beslenmek yerine fast foodlarla
öğünleri geçiştirdin.
Hiç sabredemedin…
Mevsiminde yetişen doğal besinler yerine, bir gecede yetişen hormonlu meyve ve sebzeleri
tercih ettin.
Bir günde 24 saat yetmedi…
Memurum, işverenim, esnafım, işçiyim dedin; bir işten diğer işe, bir programdan diğer programa
koşturdun durdun.
Peki, sonuç ne?
Koskoca SIFIR!
Arap atı gibi çatlayana kadar koşarken hem kendini hem de doğayı tahrip ettin.
Sonunda Korona denen bir canavar, havada uçup karada kaçan tüm insanları evlerine hapsetti.
Hani yerinde duramazdınız?
Hani ele avuca sığmaz, daldan dala konardınız?
Demek ki hayat, olması gerektiği gibi yavaş da yaşayabiliyormuş.
Eskiler “Bir musibet bin nasihatten iyidir” derlerdi.
Keşke fabrika ayarlarımıza dönmek için yüzbinlerce can alan Koronayı beklemeseydik.
TEBRİKLER GÜDÜL…
Korona, bizi hızlı yaşamdan koparıp evlerimizde mahpushane hayatına mecbur bırakırken,
dünyada yavaş yaşama dair talepler de çoğalıyor.
Bunun ilk kıvılcımı, 1999 yılında makarna ve pizzasıyla ünlü İtalya’da yakılmıştı.
 
Fast food (Hızlı Yemek) karşıtı olarak, İtalyan yazar Carlo Petrini liderliğindeki bir grup
tarafından başlatılan Slow Food (Yavaş Yemek) eylemi, zamanla Cittaslow (Yavaş/Sakin Şehir)
akımına dönüştü.
Kısa sürede uluslararası birliğe dönüşen Cittaslow hareketinin sembolü olarak, ağır ağır
ilerleyen, ancak kendisinden beklenmedik mesafeleri aşabilen ‘Salyangoz’ seçildi.
 Hayattan zevk alındığı, sevdiklerimize ve kendimize zaman ayrıldığı, hız için dünyaya
zarar verilmeyen Yavaş Yaşam.
 İyi, temiz ve adil gıdanın tercih edildiği Yavaş Yemek,
 Tarihi, yerel özellikleri gibi geçmişten gelen unsurlarından oluşan ve korunan Kent
Ruhu,
 Kentin kendi kimliğine sahip çıkılarak gerçekleştirilen Sürdürülebilir Kalkınma,
Cittaslow felsefesinin ana temasını oluşturuyor.
Şehirlere marka değeri kazandıran, tanıtımını kolaylaştırmasıyla turizmin gelişmesine büyük
katkı sağlayan Cittaslow’a üye olabilmek için İtalya’nın Orvieto kentinde bulunan Uluslararası
Sakin Şehirler Birliği’ne başvuruluyor.
Ön koşul olarak nüfusu 50 binden az olan şehirlerin başvurabildiği Cittaslow’a şu ana kadar 30
ülkeden 264, Türkiye’den ise 18 şehrimiz üye olabildi.
İlk defa İzmir’in Seferihisar ilçesinin üye olduğu Cittaslow’un ülkemizdeki en yeni üyesi ise
Ankara’nın Güdül ilçesi oldu.
Sahip olduğu kültürel mirasını, tarihi ve doğası ile birlikte korumayı başaran, tarım ve
hayvancılığa dayalı kalkınma modeli uygulayan Güdül, İç Anadolu ve Ankara’nın ilk Sakin
Şehri statüsünü kazandı.
Bu başarısı için Güdül’ü tebrik ederken; ülkemizde tarihi ve kültürel değerlerine, gelenek ve
göreneklerine, el sanatlarına sahip çıkarak, sürdürülebilir kalkınma modellerini hayata geçiren
yaşanası şehir sayımız her geçen gün çoğalmasını diliyorum.
KAYNAKÇA:
1-https://cittaslowturkiye.org/#slayt
2-https://cittaslowturkiye.org/surdurulebilir-yerel-kalkinma-icin-cittaslow-hareketi-bir-model-
  Bu yazı 2327 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
resmi ilanlar
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Bu Pazar Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
YUKARI