Bugun...

MÜHR-İ HÜMAYÜN

 Tarih: 10-06-2018 02:11:00  -   Güncelleme: 10-06-2018 02:14:00
Volkan Yaşar Berber
Tarihte evkaf mensuplarının ve resmi şahısların imza yerine kullandıkları ve basıldığı vakit düz çıkması için ters ibare isim, unvan ve tarih kazınmış küçük objeye mühür denir. Mühürler kurşun, altın, pirinç, bakır, gümüş, akik, inci, yeşim, firuze, zümrüd, yakut v.b sert kıymetli veya yarı kıymetli taşlara hakkedilerek hazırlanırdı. Hakkedilerek yani kazınarak süreçten geçinerek bilahare üstüne çok güzel istifli, dini, tasavvufi v.b ibareler yanında tezyinatla birlikte mühürcülüğümüzün sanat dalı olarak var olmasını sağlamıştır.
Osmanlı Padişahlarının, vekili sıfatıyla sadrazamına verdiği müh-i hümayün üstünde kendi tuğrası kazılıdır. Bir diğer mühürde yüzük şeklinde Sıltan parmağında taşırdı. Hattaki Sultan Birinci Mahmud'un mühürcülük sanatıyla ilgilendiği aynı zamanda sattırarak gelirini bağışladığı da bilinmekle beraber, Meşhur hakkaklardan Bali, Haşim, Zihni, Rasim, Seza, Ali, Aşki, Gazi, Kami, Lütfi, Mecdi, Misli, Nami, Nadir, Vefa, Yümni Baba, Zati ve birçoklarıdır.
Mühürlerin ayrıcalıklı faydası da, metinde yer alan tarihi vak'a ve şahsiyetlen, mühür basılan ve içerisinde tarihi belirtmeyen resmi, şahsi evrakların tarihlenmesinde de aydınlatıcı olmalarıdır. Farklılığıyla öne çıkan mühürlerden, Sultan III. Selim'in 1789 tarihli mührüdür ki ''Arma-i Osmani' nin birçok sembolü üzerinde yer almaktadır. Mührün üzerindeki armada dairesel kalkan figürü ve ortasında Sultanın tuğrası mevcuttur.
Elbetteki Heksagram, altı köşeli yıldız, Mühr-ü Süleyman, Davud Yıldızı olarak anılan meşhur objeden bahsetmemekte olmaz. Ateş, su, hava, toprak dört temel unsur, iç içe girmiş iki eşkenar üçgenden meydana gelen yıldız şeklini almış olmakla birlikte yatay ve dikey hareket eden iki üçgenden dikey hareket gösteren üçgen erkekliği, yatay hareket gösteren üçgense dişiliği temsil ederek bunun bileşimi insanlığı sembolize eder.
Osmanlı Devlet-i Aliyye de benimsenen Mühürcülük sanatı 18. yüzyıl ortalarında duraklamasına rağmen 19. yüzyılda yeniden canlandırılarak Cumhuriyet tarihimizde de kullanıma sunulmuştur. Günümüzde bir karışıklığa sebeb vermemek için ayrı defterlere basılarak '' Mühür Tatbik Defterleri' halinde daima göz önünde bulundurulur.
  Bu yazı 1566 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI